skip to main |
skip to sidebar
Ora Bora
Bi' yerde akrabam Skör,
Sabah erken kalktım, kahvaltıda bir tane string cheese yedim, duş aldım, giyinip çıktım. Hava çok soğuktu ama gökyüzü masmaviydi, biraz sağın solun fotoğrafını çektim. Arkadaşım Nikolas, bizim şehri terk etmesine iki saat kaldığını belirten bir mesaj attı. Bunun yüksek ihtimalle son görüşmemiz olduğunu bilmenin gerginliğiyle on beş dakikada üçer sigara ve birer kahve içtik. Ayrılırken, "yarın görüşürüz" dedik. Ben oradan bizim okulun kütüphanesine gittim, biraz kitaplara baktım. Ev için ıvır zıvır satan bir yerde T'fal marka tava beğendim, bizim orlardakinin üçte bir fiyatına satılıyordu. Çok ağır olmasa alacaktım; fakat 10 pound'luk dambıllarla çalışmaktan iyiden iyiye kuvvetlenmiş kollarım dahi, küvetin içine şampuanları filan asmak için aldığım demir kazuleti taşırken ziyadesiyle acı çekiyordu. Ben de vazgeçtim. Çıkınca kasaptan kebaplık et aldım. Farmer's Market'tan, iyacp dondurulmuş sebze yemekten hoşlanmıyor diye donmamış sebzeler aldım, fırından ekmek aldım. Eksili bir soğukta kollarım torbaların ağırlığından damarlanmış bir biçimde yaklaşık on blok yürüdüm. Eve geldiğimde kaidem fena ağrıyordu.
No comments:
Post a Comment