Sevgili Silgi,
Zanımca olay şöyle cereyan etmektedir;
Açlık ve tokluk arasındaki kan şekerine bağlı ilişki yemek sonrası daha da bir dalgalanıp durulmakta. Açlıkla birlikte yerlerde sürünen kan şekerimiz toklukla -ki biraz abartılı yediğimizi varsayıyorum- tavan yapmaktadır. Ve hemen sonra tekrar düşmektedir. Bu iniş çıkışlar esnasında da vücut salaklayıp üşümektedir. Kısaca bu kan şekeri denen nane aslında öyle şeker bir şey değildir. Bölücünün tekidir, huzur kaçırandır.
Bir diğer tez ise; yemek sonrası midedeki çalışmaların artması sebebi ile vücuttaki kanın yoğun olarak o bölgeye birikmesiyle vücudun buna bağlı olarak üşümesidir. Bu bana daha mantıklı geliyor. Niye? Çünkü kanın bir yerde toplanması durumu halk arasında başka vaziyetlerde de vuku bulur ki o durumlarda da başka -beyin, dalak vs.- organlara kan gitmediğine şahit oluruz.
Sıcak günler dilerim.
Monday, February 12, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
5 comments:
Ben de ikinci açıklamayı daha çok beğendim, ama "biraz abartılı yemek" kalıbıyla bana şişko demek istediysen kalbini kırarım ona göre. Şaka şaka gel, kuck.
Yok o kısmını kendim için söylemiştim. Valla ya.
kör keseye kurban gittim sandınız di mi, yemezler, soteye yattım, training modundayım, eyes of the tiger, yaa, ezik değilim ben
insandaki inkar etme gücünün hastasıyım
"tokluk sıtması tuttu" derler bi de bilmem bilir misiniz bu durumda..
Post a Comment